Firmandex

Klişeleri ocakbaşında yıktı!

Yeme içme sektöründe kadınların ağırlığı, her geçen gün daha fazla hissedilse de kebap restoranlarında kadın şef ya da işletmeci görmek hala alışılmadık bir durum. Gastronomi Bölümünden mezun olduktan sonra, tercihini kebap restoranı açmaktan yana kullanan Gülfem Gemici Küçükay da ezber bozan kadınlardan. Ataşehir’de Bahçe Kebap Ocakbaşı Et Kebap’ı hayata geçiren Küçükay, “Kebap mutfakları ülkemizde oldukça yaygın olsa da bir yandan hala erkek egemen yerler. Ben kadınların da rahatlıkla kadın kadına oturup kebap yiyebileceği bir mekan yaratmak istedim” diyor. Gülfem Gemici Küçükay’la “Kadın eli değmiş kebap restoranı nasıl olur?”u konuştuk.

Klişeleri ocakbaşında yıktı!

Biraz hikayenizden bahseder misiniz? Mutfağa ilginiz ne zaman başladı?

Mutfağa ilgim çok küçük yaşlardan beri var. Aslında bu işi profesyonel anlamda yapan pek çok insan gibi annemin mutfağa olan ilgisi ve becerisi üzerine ilgilenmeye başladım. Bu nedenle de liseyi de meslek lisesinin Gıda Teknolojisi bölümünde okumayı tercih ettim. Ardından lisans eğitimimi Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünde tamamladım. Öğrenim sürem boyunca birçok otelin mutfak departmanlarında staj gördüm.

Sizin aldığınız eğitimi alan sizin jenerasyondaki kişiler genelde farklı alanlara yöneliyor. Dünya mutfağının farklı örnekleri ya da modern Türk mutfağı gibi… Siz ise bir kebap restoranın başındasınız…

Sanırım bu alana yönelmemin başlıca sebebi, et sever bir ailenin çocuğu olmam. Kebap ağırlıklı restoranlar ülkemizde oldukça yaygın olsa da hala erkek erkeğe yemek yenen ya da kadınların sadece yanlarındaki erkek istediği için gidecekleri lokantalar gibi algılanıyor. Ben bu algıyı aşıp, kadınların da rahatlıkla kadın kadına oturup kebap yiyebileceği ve bundan büyük keyif alacağı bir mekan yaratmak istedim.

Bahçe Kebap yeme içme dünyasının oldukça hareketli olduğu bir bölge olan Ataşehir’de. Buradaki kitleyi ve tercihlerini biraz anlatır mısınız?

İş merkezlerine yakın olduğumuz için öğlenleri iş yemekleri için de çok tercih ediliyoruz. Lokasyon olarak Ataşehir’in tam merkezinde olduğumuz ve uzun zamandır burada hizmet verdiğimizden dolayı, birçok misafirimiz burayı artık ikinci evi olarak benimsedi. Yemeklerin lezzeti bir yana; rahat edebildikleri ve tanındıkları ortamda güler yüzlü bir hizmet alabildikleri için bir müdavim kitlemiz oluştu.

Çay bahçesinden et restoranına dönüşüm

Restoranın bir hikayesi var. Uzun yıllara dayanan bu hikayeden biraz bahseder misiniz?

Ailem şu anda Bahçe Kebap’ın bulunduğu alanda, 1996 yılında bir çay bahçesi kurdu. Burayı zaman geçtikçe önce kafe ve sonrasında dünya mutfağı konseptinde bir restorana dönüştürdük. Ben okuldan mezun olup biraz fark yaratmak ve buradaki kitleye farklı bir kebapçı deneyimi yaşatmak isteyince Bahçe Kebap ortaya çıktı.

Restorandaki yemeklere farklı bir bakış açısı getirdiniz mi?

Mezelerimizin ve etlerimizin lezzetinizi, İstanbul’da çoğu yerde bulamazsınız. Misafirlerimiz ustalarımız etlerini hazırlarken ve pişirirken görebilsinler diye açık mutfak tercih ettik. Tabaklarımızın sunum şekillerine de standart kebap restoranlarından daha fazla özen gösteriyoruz diyebilirim.

Biraz konseptten ve mönüden bahseder misiniz?

Ocakbaşı konseptli ve genelde masa düzenlerinin olduğu bir alanımız var. Hafif müzik eşliğinde, insanları yormadan keyifle yemek yiyebilecekleri ve sohbet edebilecekleri bir mekan olsun istedim. Mönümüzde meze çeşitlerinin yanı sıra, lahmacun, pide çeşitleri, patlıcan söğürme, içli köfte gibi ara sıcaklar ve tadına doyamayacağınız kebap çeşitlerimiz var.

Burma kebabımızın rakibi yok

Restoranda en çok tercih edilen lezzetler neler?

Misafirlerimizin en çok tercih ettiği lezzetler arasında Burma kebap, lokum ve kaburga var. Patlıcan söğürmemiz de özellikle müdavim misafirlerimizin olmazsa olmazıdır. Benim favorimse Girit mezemiz ve Burma kebabımız.

En iddialı olduğunuz ya da başka bir yerde olmayan size özel lezzetler var mı?

En iddialı olduğumuz lezzetler; patlıcan söğürmemiz, lokum etimiz, Burma kebabımız (ki bunu başka yerde bulsanız bile aynı malzemeleri içermez ve aynı lezzet değildir), içli köftemiz ve herkesin bayıldığı farklı bir terbiyeyle yaptığımız tavuk etimiz diyebilirim.

Bundan sonra başka bir restoran açmayı düşünür müsünüz?

İleride neden olmasın tabii ki ama şu an tek düşüncem ve isteğim; kurduğum bu düzeni daha iyiye götürüp, daha fazla kişiye hizmet verebilmek ve ulaşabilmek. Lezzetimizi ve standardımızı bozmadan bu şekilde devam edebilmek.

KAYNAK : Gazete Vatan

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ