FİRMANDEX'E HOŞGELDİNİZ!

Kanser hakkındaki bu söylentiler ‘yalan’

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Fatih Ölmez, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle yaptığı açıklamadar, kanser ile ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı. Kanserin bulaşıcı olması, genetikle ilgilisi, şekerin kanser ile bağlantısı hakkında düzeltme yapan Doç. Dr. Ölmez, hastalığın açıkça konuşulmasını tavsiye etti.

Kanser hakkındaki bu söylentiler ‘yalan’

4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle kanserde doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi veren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Fatih Ölmez, bazı toplumlarda kanserin açıkça konuşulması zor bir konu olsa da, hastalığı konuşmanın bireye, topluma ve kanser politikalarına kazanımlar getirebildiğini dile getirdi.

En çok bilinen yanlışlar

Doç. Dr. Ölmez, erken tanı alan kişilerin çoğu kez sadece küçük veya büyük cerrahi müdahalelerle kanser hastalığından kurtulabildiğinin altını çizdi. Açıklamada Doç. Dr. Ölmez’in kanserle ilgili doğru bilinen yanlışlara yönelik şu görüşlerine de yer verildi:

Kanserin belirti ve bulguları yoktur: Birçok kanser türü erken dönemde uyarıcı belirti ve bulgular gösterir ve erken tanı tartışılmaz düzeyde yararlıdır.

Tümörlü dokuya biyopsi yapmak kanserin yayılmasına neden olur: Tümör biyopsisi yapmanın kanserli hücrelerin yayılmasına neden olduğu ile ilgili bilimsel kanıt yoktur.

Ne yaparsan yap kanser olacağın var ise olursun: Tüm yeni kanser vakalarının en az yarısı önlenebilir veya tarama ile erken yakalanabilir. Tek başına sigara tüm kanser ölümlerinin yüzde 30’unu kapsar.

Çoğu kanser ailesel geçişlidir, eğer ailende kanser öyküsü yok ise risk altında değilsin: Sadece yüzde 5-10 kanserin ailesel ilişkisi bilinir, çoğu sporadiktir ve aile ilişkisi yoktur.

Bazı kanser türleri bulaşıcıdır: Kanserin hiçbir çeşidi bulaşıcı değildir. Bununla birlikte bilinen bulaşıcı virüsler kansere neden olabilir.

Kansersen şeker yememelisin: Şeker yemenin kanser hücresinin gelişimine veya hızlı yayılacağına ilişkin bilimsel kanıt yoktur. Normal hücrede olduğu gibi kanserli hücrenin de büyüme ve normal fonksiyonlarını görmek için şekere ihtiyacı vardır. Ancak şekeri kısmak kanser büyümesini yavaşlatmaz, şekeri arttırmak kanserli hücrenin büyümesini hızlandırmaz.

İki kanser arasında bağlantı kesildi

“Nature” dergisinde yayımlanan çalışmada, İngiltere’nin Cambridge kentindeki Sanger Enstitüsünden araştırmacılar, DNA’nın hangi bölümünün vücutta kanserin yayılmasına direndiğini keşfetmek için 810 laboratuvar faresinin genetiğini değiştirdi. Tümörün vücutta yayılmasını etkileyen mekanizmayı bulmaya çalışan araştırmacılar, melanom cilt kanserini farelere enjekte ederek akciğerde oluşan tümör sayılarını hesapladı. Araştırmacılar, “Spns2” adı verilen genin, tümörlerin akciğere yayılmasını yüzde 75 oranında azalttığını belirledi.Bağışıklık sistemi değiştirildiDNA’nın kanserin yayılmasını kolaylaştıran ya da zorlaştıran 23 bölümü olduğunu keşfeden araştırmacılar, bunlardan birçoğunun bağışıklık sisteminin kontrolünde de rol aldığını ifade etti. Çalışmada, bağışıklık sistemini değiştirmenin cilt kanserinin akciğerlere yayılmasını yavaşlattığı belirtildi.Tahriş sandı kanser çıktı 3 kadınsal kansere dikkat!

Akciğer kanseri sizin eseriniz

Türk Akciğer Kanseri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Rıza Çetingöz, akciğer kanserine yakalanmamanın mümkün olduğunu bildiklerini, bu nedenle erken tanıdan önce, halkın bilinçlenmesinin çok önemli olduğunu belirterek, “Akciğer kanseri bir kader değil, bizim kötü alışkanlıklarımızın bir eseridir.” dedi.”Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı” öncesinde, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Türk Toraks Derneği, Türk Akciğer Kanseri Derneği ve İmmüno-Onkoloji Derneği iş birliğinde akciğer kanserinin önlenmesi, bu konuda korunma, erken tanı ve etkili tedavi konusunda bilinç oluşturmak amacıyla basın toplantısı düzenlendi.Kanserden 3 günde kurtuldu Hastaların neredeyse hepsi sigara içiyor”Akciğerini Koru, Akciğer Kanseri Olma!” sloganıyla sanat camiasından isimlerin de destek verdiği kampanyanın tanıtımının yapıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Çetingöz, akciğer kanserlerinde hastaların yüzde 90’ının sigara içenlerden oluştuğunu söyledi.Akciğer kanseri olan kişilerin hastalıkları nedeniyle ülkenin ekonomisine, üretimine katkıda bulunamadığı gibi, sağlık harcamaları nedeniyle de ekonomiyi etkilediklerini ifade eden Prof. Dr. Çetingöz, konuya dikkati çekmek amacıyla yaklaşık 3 yıl önce Akciğer Kanseri İşbirliği Platformu oluşturulduğunu aktardı.Akciğerlerinizi sakınınProf. Dr. Çetingöz, “Akciğer kanserine yakalanmamanın da mümkün olduğunu bildiğimiz için erken tanıdan önce, halkın bu konuda bilinçlenmesi çok önemli. Akciğer kanseri bir kader değil, bizim kötü alışkanlıklarımızın bir eseridir. İçenlerin bir an önce bırakması, hiç içmeyenlerin de alışkanlıklarını devam ettirmesi son derece önemli.Bir anne yavrusunu nasıl sakınıyorsa kendi akciğerlerimizi o şekilde korumak, özellikle tütüm ve tütün ürünlerinden uzak şekilde akciğerlerimizin işlevlerine devam etmesi en büyük istediğimiz. Sigara bu konudaki en büyük sorun. Tekrarlayan bilgilendirmelerle halkımızın bilinçlenmesini amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.Kanserin habercisi ‘ses kısıklığı ve nefes darlığı’

Doktorların umudu kestiği kadın kanseri yendi

İngiltere’de kanser hastası Claire Cunningham’ın sağlık durumu kötüleşince doktorlar ümidi keserek evine gönderdi. Yürüyemeyen, konuşamayan ve hatta yemek yiyemeyen Claire Cunningham isimli kadın, eve gönderildikten 6 hafta sonra iyileşmeye başladı.6 hafta önce ölümle burun buruna olduğu için doktorların ümidi keserek eve gönderdiği Claire, şimdi yeniden yürüyebiliyor ve hiçbir ağrısı kalmadı. Yakın arkadaşları ve çalışanları Adam Sayers ve Jayne Thomson, 38 kiloya kadar düşen kadından ümidi kesmedi. İngiliz doktorlar Claire’i evine gönderdikten sonra arkadaşları kadını Almanya’da bir kliniğe götürdü. İmmünoterapi gören Claire, 10 gün içinde yürümeye başladı. The Sun’ın haberine göre; şaşırtıcı bir şekilde testler, Claire’in omurgasındaki kanserin yok olduğunu gösterdi. Ancak hayatını kurtaran operasyon, 110 bin pounda (480 bin lira) mal oldu. 3 kadınsal kansere dikkat!İmmünoterapi nedir? Birçok kanser hastası için bir ümit olan immünoterapi, yeni bir kanser tedavisi türü. Kanserin yayılmasını durdurmayı veya kanserli hücrenin tamamen ortadan kaldırılmasını amaçlan immünoterapi, bağışıklık sistemini kanserli hücrelere karşı daha güçlü hale getiriyor.

KAYNAK : Yenişafak

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.