FİRMANDEX'E HOŞGELDİNİZ!

İİT altın dönemini Türkiye’de yaşadı

İslam İşbirliği Teşkilatı, Erdoğan liderliğinde yürütülen Türkiye’nin dönem başkanlığında mazlum coğrafyaların sesini tüm dünyaya en güçlü şekilde duyurdu. Teşkilat, 3 yıllık süreçte Filistin’den Arakan’a kuruluş amacına uygun etkin politikalar izledi.

İİT altın dönemini Türkiye’de yaşadı

Nisan 2016’da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dönem Başkanlığı’nı devralan Türkiye, 31 Mayıs 2019’da devrettiği görevi üç yıl boyunca üstün bir gayret ve Müslüman alemine uygulanan baskı ve şiddetin tüm dünyaya etkin bir şekilde duyurulması, kamuoyu oluşturulması ve önlem alınması adına başarılı bir süreç yönetti. 

İİT’İN İLK AMACI FİLİSTİN 

Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde düzenlenen İİT’in  14. İslam Zirvesi geride kaldı. ABD’nin Filistin’e dayattığı ve ‘Yüzyılın Anlaşması’ adını verdiği sözde barış özde ihanet planının açıklanmasına kısa bir süre kala gerçekleşen toplantı ile birlikte İİT’de sadece dönem başkanlığı Türkiye’den Arabistan’a geçmekle kalmadı, Başkan Erdoğan sayesinde Teşkilat, Kudüs’e yönelik saldırı öncesi aynı safta yer aldığını vurguladı. Türkiye’nin çabalarıyla bir kez daha kapanış bildirgesine İİT’nin kuruluşunu borçlu olduğu Kudüs ve Filistin davasından vazgeçmeyeceği not düşüldü. Şüphesiz İİT’nin uluslararası alanda etkinliğinin artmasında aslan payı Türkiye ve Başkan Erdoğan’ın. Zira Türkiye’nin dönem başkanlığında İİT, başta Filistin olmak dünyanın hangi coğrafyasında Müslümanlar acı çekiyorsa teşkilatın oraya koşmasını ve diplomatik yolla felaketin önüne geçilmesini sağladı. 

ERDOĞAN OYUNU BOZDU 

Altın dönem olarak adlandırılabilecek bu periyotta Türkiye’nin en önemli icraatı ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesinin İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak işgali meşrulaştırma hamlesine verdiği yanıt oldu. Başkan Erdoğan’ın acil çağrısıyla İstanbul’da Aralık 2017’de toplanan İİT, Kudüs’e yönelik evanjelik saldırıya kalkan oldu. Zirvede İİT, “Doğu Kudüs, Filistin Devleti’nin başkenti olarak ilan edilmiştir ve bütün devletler Filistin Devleti’ni ve Doğu Kudüs’ün onun işgal altındaki başkenti olduğunu tanımaya davet edilmiştir” şeklinde bir karar alarak Müslümanların uluslararası arenada sahipsiz olmadığını gösterdi. Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Katar Emiri Temim El Sani’nin de desteğiyle Trump’ın Kudüs işgalini meşru kılma planı ilk adımda çöktü. 

KUDÜS’E BARIŞ GÜCÜ

Trump’ın İsrail elçiliğini Kudüs’e taşıma kararının hayata geçtiği Mayıs 2018’de işgal güçlerinin Gazze’de yüzlerce Filistinliyi katletmesi ile birlikte Başkan Erdoğan İİT’yi yeniden toplayarak bölgeye “uluslararası barış gücü gönderme yolu da dahil olmak üzere, Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması çağrısında bulunarak” Müslümanların korunması için gerekirse askeri adımların da atılabileceğini gündeme getirdi. Beyaz Saray’ın İslam dünyasına yönelik saldırısı bu sefer de Golan Tepeleri’nin İsrail’in toprağı olarak tanımasıyla başka bir boyuta taşınınca, İİT devreye girerek Suriye’nin toprak bütünlüğünün tartışılamayacağını bildirdi. Bu, aynı zamanda, Pentagon’un terör örgütü YPG/PKK ile Suriye’de kurmak istediği terör kantonlarının da önüne geçilmesi anlamına geliyordu. 

MAZLUMLARIN SESİ OLDU 

Her ne kadar Türkiye’nin dönem başkanlığında ABD’nin terör devleti İsrail’e yaptığı “siyasi kıyaklar” gündemde olsa da İİT, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların sesi olmayı başardı. Mynamar ordusu ve Budist çetelerin soykırımına maruz kalan Arakanlı Müslümanlar’a insani yardımlar Başkan Erdoğan’ın İİT liderliğinde en üst seviyeye ulaştı. Kıbrıs Türkleri’ne karşı uygulanan ambargo, KKTC’nin Teşkilat kademelerine dahil edilmesiyle ilk kez gündeme getirildi. Yeni Zelanda’da iki camide Cuma namazı kılan cemaati hedef alan katliam sonrası İİT, Batı’da artan haçlı terörüne dikkat çeken çalışmalar geliştirdi. Böylece Türkiye’nin dönem başkanlığında Teşkilat, faaliyet kapsamını dünya çapında genişletti. 

DEVİR TOPLANTISI HAYAL KIRIKLIĞI

Mekke’de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) 14. İslam Zirvesi ile birlikte Türkiye dönem başkanlığını Suudi Arabistan’a devretti. Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz liderliğinde gerçekleşen zirvede, Filistin-İsrail sözde barış planının Trump yönetimi tarafından açıklanmasına kısa bir süre kala Kudüs davasına gerekli ilginin gösterilmedi. Başkan Erdoğan’ın altın döneminin aksine Filistin’in hakkının korunması için ‘net bir karar’ alınmayan zirvede yine muğlâk ifadeler kullanılarak Müslümanların kabul etmediği bir planın reddedileceği vurgulandı. Zirvenin hayal kırıklığı uğratmasının asıl nedeni ise İİT’nin yeni dönem başkanı olan Suudi Arabistan’ın, Filistin-İsrail sözde barış planına destek vermesi. Riyad yönetimi, ihanet projesinin mali ayağının görüşüleceği 23-24 Haziran’da Bahreyn’de gerçekleştirilecek ekonomi çalıştayına aktif katılım sağlayacak. Ortadoğu’da terör devleti İsrail’den ziyade, ana tehdit olarak belirlediği İran’a odaklanan Suudi Arabistan’ın İİT’yi İslam birliği yerine kendi çıkarlarına göre yönetmesi bekleniyor. 

KAYNAK : Star.com.tr

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.