Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Küresel güçleri arkasına alan güruh hüsrana uğradı

15 Temmuz’da milletin, Çanakkale’de olduğu gibi düşmanın geçişine izin vermediğini belirten Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ’15 Temmuz gecesi de arkasına bütün küresel güçleri, bütün ihanet çetelerini alan o güruh, hamdolsun başarısızlığa, hüsrana uğradı. Bundan sonra da hüsrana uğramaya devam edecek’ dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Küresel güçleri arkasına alan güruh hüsrana uğradı

Ankara’da Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen “15 Temmuz En Uzun Gece Hatırat Yarışması”nın ödül töreni, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın katılımıyla gerçekleşti.

Törende konuşan Kalın, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini, bu görevin genç, yaşlı herkesin üzerine vazife olduğunu belirterek, etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti.

“Unutmak isyandır, gaflettir ama hatırlamak hakikati teslim etmektir.” ifadesini kullanan Kalın, 15 Temmuz gecesi şehit düşenlerin, bütün Türk milletinin yolunu aydınlattığını belirtti.

Şehitlerin Allah katında ödüllendirildiğini, millete düşen vazifenin ise “şehitlerce aydınlatılmış bu yolda yürümeye devam etmek” olduğunu vurgulayan Kalın, “Bize düşen, onların geride bıraktığı kutsal mirası her daim yaşatmak, gelecek nesillere bırakmak.” dedi.

Kalın, darbe girişiminin yaşandığı gece, vatan, millet ve demokrasi mücadelesi verenler tarafından dünyaya ders verildiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“15 Temmuz gecesi, bu milletin tekrar bir özne olarak, aktör olarak tarih sahnesine çıktığı geceydi. Hainlerin, alçakların ‘Bu millet korkar, tankı, topu, tüfeği gördüğü zaman kaçacak yer arar’ dediği anlarda bu millet hamdolsun bin yıllık basiretiyle, ferasetiyle, şühedasıyla, Peygamberiyle sokaklara döküldü ve dedi ki (Hepiniz gelin. Topunuz gelin. Bu vatan bizim, size bırakmayız.)”

Geriye öyle bir miras bıraktılar ki ölene kadar yolumuzu aydınlatacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz gecesi yaptığı çağrıyı da anımsatan Kalın, “(Acaba bir yolunu bulur da onu saf dışı eder miyiz) diyenlere karşı, hamdolsun o gece bir lider çıktı ve dedi ki ‘Ben bugüne kadar halkın gücünün üzerinde bir güç tanımadım, tanımıyorum. Şimdi halkımla beraber olacağım. Ne yapacaklarsa gelsinler, bize orada beraber yapsınlar.’ İşte o liderlikle, bu millet o gece bir efsane, bir destan yazdı.” ifadelerini kullandı.

İbrahim Kalın, her musibette bir hayır olduğuna da değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette acı çektik, şehitler verdik. Yüreğimiz kanadı, hala kanıyor. İçlerinde arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, eşlerimiz, abilerimiz, annelerimiz, babalarımız var. Fakat onlar, Peygamberlikten sonra ulaşılabilecek en yüksek mertebeye ulaşarak, belki de bu dünyadan en büyük nimet ve faziletle ayrıldılar ve şimdi Rablerinin katında onlar şehadet şerbetiyle rızklanıyorlar ama geriye öyle bir miras bıraktılar ki ölene kadar, nesiller boyunca hamdolsun yolumuzu aydınlatacak, zihnimizi, gönlümüzü, gönül dünyamızı besleyecek, derinleştirecek, zenginleştirecek.”

‘Sözlerin en güzelini de bize şehitler söyler’

Türk milletinin 15 Temmuz gecesi adeta tekrar ayağa kalktığını ve bütün dünyaya meydan okuduğunu belirten Kalın, şunları kaydetti:

“15 Temmuz gecesi hamdolsun biz bu coğrafyada, o karanlık geceyi, ertesi günün ilk güneş ışıklarıyla aydınlık bir güne çevirmeyi başardık. Bunu bize nasip eden Rabbimize hamd-ü senalar olsun. Nasıl geçmişte atalarımız ‘Dursun bu hayasızca akın’ dediyse, nasıl Çanakkale’de düşmanın geçişine izin vermediyse, 15 Temmuz gecesi de arkasına bütün küresel güçleri, bütün ihanet çetelerini alan o güruh, hamdolsun başarısızlığa, hüsrana uğradı. Bundan sonra da hüsrana uğramaya devam edecek. Bu millet basiretiyle, asaletiyle 29 gün boyunca demokrasi nöbetlerinde ‘ben demokrasime, hukukuma, devletime, bayrağıma sahip çıkacağım’ dedi. Elimizde taşıdığımız bayrakları bugün gururla sallandırabiliyorsak bu, o gece şehitlerimizin büyük vefakarlığıyla, şehadetiyle bize nasip oldu.”

Özgürlüğün şarkısını en güzel söyleyenlerin şehitler olduğunu dile getiren Kalın, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çünkü onlar şehadet şerbetini içtikleri anda da özgür olan insanlardır. Çünkü artık dünyayı bir kenara koymuşlardır. Onları bağlayacak, onları boyunduruk altına alacak hiçbir kayıt, hiçbir engel kalmamıştır. Hamdolsun, onlar şehit olduktan sonra da gerçek özgürlük sahipleridir. Sözlerin en güzelini de bize şehitler söyler. Belki sesini duymadık, belki o gece narasını işitmedik ama şehadetleriyle bize en güzel sözü söylediler. Şehadetleriyle onlar bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyorlar. Mevla bu özgürlük şarkısını daim kılsın. Rabbim birlik ve beraberliğimizi artırsın. Hepimizin, şehitlerimizin aydınlattığı yolda akılla, erdemle, inançla, ahlakla yürümesini nasip etsin. Rabbim memleketimizin önündeki bütün engelleri kaldırıp, birlik beraberlik içinde, inşallah 2023, 2051, 2053, 2071 hedeflerine daha güçlü, daha müreffeh, daha aydınlık bir ülke olarak kavuşmayı nasip eylesin.”

KAYNAK : STAR Gazetesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ