Firmandex

Bakan Bozdağ: Af diye bir şey yok

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tartışılan ‘cinsel istismar’ düzenlemesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Tecavüzcünün cezasının 18 yıla çıkarıldığını belirten Bakan Bozdağ, “Af diye bir şey yok” dedi.

Bakan Bozdağ: Af diye bir şey yok

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tartışılan ‘cinsel istismar’ düzenlemesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. “Haksızlık yapılıyor” diyen Bozdağ, TGRT Haber’de ‘Gençlerle Büyük Buluşma’ programında, 2005’teki kanun değişikliğini hatırlattı; geçen 11 yıllık sürede toplumun ‘erken evlilik’ gibi kültürel alışkanlıklarını aşamadığına dikkati çekti.

Bakan Bozdağ, “Burada geçmişe dönük mağduriyetleri kaldırmak için bir defaya mahsus düzenleme yapılıyor. Geleceğe yönelik olarak ise kanun aynı yasaklarla işletilecek. Cinsel istismar suçunu işleyen kişi, halk tabiriyle tecavüzcü mağdurla evlense dahi; bu düzenlemeden yararlanamaz. Bu öneri tamamıyla; cinsel istismar, halktaki ifadesiyle tecavüz fiiline muhatap olmayan aileleri kapsıyor” ifadelerini kullandı.

2005’ten önceki ‘erken evlilikler’ bahsindeki ceza ve hukuk mevzuatının yetersizliğini anlatan Bekir Bozdağ, “Aslında eski hukuk alışkanlıklarımızda; yani 2005’ten önceki uygulamalarda, ‘evlilik’ vaadiyle birlikte olan kişiler, daha sonra bundan vazgeçtiklerinde ‘ceza tehdidi’ ile karşılaştığında; evlenince cezası ortadan kalkıyordu. Bunu zaten biz yürürlükten kaldırdık. Eski kanunlara göre; tecavüzcüler evlendikleri zaman dava ve cezası belli bir süre erteleniyordu. Bunu biz kaldırdık. Hatta eski kanunlar, ‘kamuoyu baskısını’ dikkate alarak, gayrimeşru ilişkiden doğan çocuğu öldürmeyi teşvik ediyordu. Bu utancı biz, AK Parti kaldırdı. Başka hayati düzenlemeler de yaptık. Çok önemli zihniyet değişim ve dönüşümü gerçekleştirdik” dedi.

“Cinsel istismar suçunu 8 yıldan 18 yıla çıkardık”
Bozdağ, çocukların cinsel istismarı konusunda çok ciddi yaptırımlar getirdiklerinin altını çizerek, “8 yıl olan hapis cezasını 2004’te 16 yıla çıkardık. Parlamentoda kabul edilen bu son düzenleme ile de, esasında 12 yaşındaki çocuklara karşı cinsel istismar suçu işlenmesi halinde, ceza 18 yıla çıkarıldı. Biz bunları önlemek için çok önemli tedbirler aldık. Önemli yasal düzenlemeler yaptık. En önemlisi de hem kadınlar hem erkekler bakımından zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık. Bu da erken evlilikleri önlemek, evlilik yaşını daha yükseltmeyi amaçlayan bir yasa düzenlemesiydi” değerlendirmesinde bulundu.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran, “erken evlilik mağdurlarını” kapsayan düzenlemenin detaylarını derledik. pic.twitter.com/8FAr1lWJts

— Yeni Şafak (@yenisafak) 19 Kasım 2016

“Vatandaş kanun değişikliğini anlamadı”
Toplumun bir kesiminde 100’lerce yıldır yürüyen ‘erken evlilik’ kültür ve geleneklerini hatırlatan Bozdağ, “Şu andaki kanuni düzenleme ile; 17 yaşından gün almış birisi ancak mahkeme kararıyla evlenebiliyor. 18 yaşından gün almış birisi ise velisinin muvaffakati ile evlenebiliyor. 17 yaşından gün almamışsa eğer, 16 yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalıyor. Dahası; erkek ve kız tarafının anne ile babası da azmettirmek, suça yardım, yataklıktan dolayı hapis cezası alıyor. Damat 16 yıl ile cezaevinde, anne, baba hükümlü… Yani ‘aile baskısı’ ile genç yaşta evlenmek durumunda kalan kız bir anda hem eş hem anne, babasından olarak mağduriyet yaşıyordu. Bu arada bazı kadınların çocuğu da olabiliyor. Büyük bir dram ile karşı karşıya kalıyoruz. Yaklaşık 3 bin civarında mağdur aile var. Anayasa Mahkemesi bir kararında ‘bunu düzeltin’ dedi. Meclis, aile ile ilgili araştırma komisyonu kurdu; o da ‘bunu düzeltin’ dedi. Raporları var. Başbakanlık İletişim Merkezi BİMER’den Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi CİMER’den bakanlığımıza gelen 100’lerce vatandaş mektupları var. Öyle acıklı hikayeler var ki… 2004’te değiştirdiğimiz, 2005 haziran ayında yürürlüğe giren kanun vatandaşlar tarafından tam anlaşılamadı, fark edilmedi. Bir farkındalık oluşturamadık. ‘Eski kanun var’ diye geçen 11 yıl boyunca; Türkiye’nin birçok il, ilçe, köy, mahallesinde bu suçlardan 3 bin civarında aile mağdur oldu, ceza alanlar ve içeri girenler oldu. İnsanlar bunun caydırıcılığını artık gördü; bir farkındalık oluştu. Çünkü eski kanunlar, ‘evlilik’ ile meseleyi düzeltiyor. Biz onları kaldırdık. Şimdi bir kereliğe mahsus olarak geçmişe dönük mağduriyeti ortadan kaldıran böyle bir düzenleme içeriyor” diye konuştu.

‘Cinsel istismar suçunu işleyenlere kesinlikle, tecavüzcülere asla af getirilmedi’ diyen Bozdağ, “Kim bunu söylüyorsa; milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyordur. Cinsel istismar suçunun vasfı değişmemektedir. Cezasında indirim de yapılmamaktadır. Aksine bu pakette, cezaları daha da katlanmış, artırılmıştır. Cinsel istismar suçunu işleyen kişi, halk tabiriyle tecavüzcü mağdurla evlense dahi; bu düzenlemeden yararlanamaz. Bu düzenleme tamamıyla; cinsel istismar, halktaki ifadesiyle tecavüz fiiline muhatap olmayan aileleri kapsıyor. Bir kısım tamamıyla bunu çarpıtıyor, bir kısım mecrasından saptırıyor, bir kısmı da sadece AK Parti Hükümeti’ne zarar vermek istiyor. İşin aslı, tecavüzcüye af değil; annelerinin babalarının ve geleneklerin, yerleşik kültürün kurbanı olmuş kadın ile erkekleri bir defaya mahsus yaşadıkları mağduriyete son veren düzenlemedir” dedi.
Bekir Bozdağ, cinsel istismar düzenlemesinin, geçmişe dönük ve bir kerelik olduğuna dikkat çekerek, “Düzenleme sadece aile baskısı ile evlendirilenlerin yaşadığı mağduriyetler nedeniyle… 16.11.2016’dan önce işlenmiş suçlara ilişkin düzenlemedir. Gelecekte bu uygulanmayacaktır. Yargılamalar yine yapılacaktır. İkinci defa tekrarı da yoktur. Kimseye af yok” diye sözlerini tamamladı.

Adalet Bakanlığından ‘cinsel istismar’ suçu açıklaması

Adalet Bakanlığından, TBMM Genel Kurulunda görüşülen “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın Geçici 1’inci maddesine eklenen fıkraya ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, söz konusu fıkranın, “Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanununun 231’inci maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir.” şeklindeki hükümleri içerdiği belirtildi.Cinsel istismar düzenlemesini CHP’li vekil istemiş Düzenlemeyle, cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenlerin (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamayacağının ifade edildiği açıklamada, tecavüzcüye evlilik yoluyla cezadan kurtulma imkanının kesinlikle getirilmediğinin altı çizildi.Açıklamada, düzenlemeyle ailelerin gayri resmi evlendirdiği ancak Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü evlilik yaşına gelmediği için resmi nikah yapamamış olanların resmi nikah ile evlenmeleri halinde, hakkında henüz hüküm verilmemişse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verme imkanı getirildiğine işaret edildi.Evliliğin zamanaşımı süresi içinde failin kusuruyla sona ermesi halinde hükmün açıklanmasının veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilmesinin öngörüldüğünün ifade edildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:’CHP istismar ediyor’ “Tecavüzcüye evlilik yoluyla cezadan kurtulma imkanı kesinlikle getirilmemektedir. Tecavüz suçunun failleri bu düzenleme kapsamı dışındadır. Düzenleme, failin mağdurla resmi nikahla evlenmesi şartıyla uygulanabilecektir. Ancak, tecavüzcüler, mağdurla evlense dahi bu düzenlemeden yararlanamayacaktır. Düzenleme geçici bir düzenlemedir. 16 Kasım 2016 tarihinden önce işlenmiş suçlar yönünden bir kereye mahsus olarak uygulanacaktır. Bu tarihten sonra bu suçu işleyenler, mağdurla evlenseler dahi ceza almaktan kurtulamayacaktır.”Cinsel istismarın, suç olmaktan çıkarılmadığı vurgulanan açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan cinsel istismar suçu ve cezasının bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynen uygulanmaya devam edileceği bildirildi.Bakan Bozdağ son noktayı koydu: Tecavüzcüleri kapsamıyor “Cezaevine girmekle karşı karşıya kalacaklar”Suçun vasfında değişiklik ve cezasında indirim yapılmadığına dikkat çekilen açıklamada, söz konusu suça ilişkin cezaların artırıldığı belirtildi.Açıklamada, “Resmi nikah yaparak düzenlemeden yararlananlar, evlilik kendi kusuruyla sona ererse, ceza almak ve cezaevine girmekle karşı karşıya kalacaklardır. En az 20 yıllık zamanaşımı süresince (davalar bakımından 20 yıl, cezalar bakımından ise 24 yıl) bu evliliğin failin kusuruyla sona ermemesi gerekmektedir. Böylelikle bu düzenlemenin istismarının önlenmesi hedeflenmiştir.” ifadeleri kullanıldı. Çocuk yaşta evlilikleri önlemek ve cinsel istismar suçuyla mücadele etmek için önemli adımların atıldığının vurgulandığı açıklamada, eski Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) tecavüzcünün mağdurla evlenerek cezadan kurtulmasını sağlayan kalıcı düzenlemenin 2005’te yürürlükten kaldırıldığı hatırlatıldı.Eski TCK’da yer alan “evlenme vaadiyle kızlık bozma” suçunu işleyen failin mağdurla evlenmesi halinde cezanın düşürülmesine ilişkin hükmün de 2005’te kaldırıldığının anımsatıldığı açıklamada, şu bilgilere yer verildi:”Eski TCK’da çocuğa tecavüz suçunun cezasının alt sınırı 5 yıl iken, yeni TCK’da 2005’te 8 yıla, 2014’te ise 16 yıla çıkarılmıştır. Ayrıca TBMM’de görüşülen bu kanunla suçun cezası daha da artırılmaktadır. Cinsel istismar suçu, eski TCK’da ‘Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler’ başlığı altında düzenlenmiş iken, yeni TCK’da ‘Kişilere karşı suçlar’ kısmında ‘Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar’ bölümünde düzenlenerek büyük bir zihniyet dönüşümü yapılmıştır. Erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için zorunlu eğitim, 12 yıla çıkarılmıştır. Anayasaya çocuklar ve kadınlar için pozitif ayrımcılık yapılabileceğine ilişkin hüküm konulmuştur.”TBMM’de önerge ile yapılan değişiklik konusunda Adalet Bakanlığı’nın Basın Açıklamasıhttps://t.co/m5c9bbjBnF— Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) 18 Kasım 2016 Anayasa Mahkemesi’nin kararıAçıklamada, yeni TCK’nın yürürlüğe girdiği, 2005 yılından bu yana yürürlükteki düzenlemeden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi için ilk derece hakim ve savcıları ile yüksek yargı üyelerince çeşitli öneri ve tespitlerin iletildiği aktarıldı.Anayasa Mahkemesi’nin 12 Kasım 2015 tarihinde TCK’nın 103’üncü maddesine ilişkin verdiği iptal kararının hatırlatıldığı açıklamada, söz konusu kararda, “Mahkemeye olaya özgü takdir marjı tanımayan ve onarıcı hukuk kurumları öngörmeyen kuralda düzenlenen ceza yaptırımının alt sınırının 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası olarak belirlenmesi, fiilin farklı yaş kategorilerindeki mağdurlara karşı işlendiği veya failin de küçük olduğu ya da fiilden sonra mağdurun yaşının ikmali ile fiili birlikteliğin resmi evliliğe dönüşmesi gibi her bir somut olayın özellikleri dikkate alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalet kurumunun uygulanması imkanını ortadan kaldırmakta ve bazı durumlarda somut olayın özellikleriyle bağdaşmayacak ve suçla yaptırım arasında bulunması gereken adil dengeyi ortadan kaldıracak ölçüde ağır cezaların verilmesi sonucunu ortaya çıkarabilecek bir niteliğe sahip bulunmaktadır….” değerlendirmesinde bulunulduğu bildirildi.Açıklamada, Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun bir raporunda ise “Türkiye’de 16 yaşını doldurmadan gayri resmi olarak beraberlik yaşamaya başlayan bir veya birden çok çocuk sahibi olan ve daha sonra yasal evlenme yaşını doldurunca resmi nikah kıyıp, 8-10 yıl gibi uzun bir süre evlilikleri devam ederken, erkek eş TCK’nın 103’üncü maddesi gereğince 8 yıl ve daha fazla hapse mahkum olmaktadır.” ifadelerine yer verildiği belirtildi.Raporda, 3 bin çiftin mağdur olduğunun ifade edildiğinin kaydedildiği açıklamada, söz konusu çiftlerden kadınların, kendileri ve çocuklarının yaşamlarını sürdürmelerinin zor olduğunu ifade ettiklerine ilişkin bilgilere de yer verildiğine dikkat çekildi.”Siyasi hesaplarla çarpıtma gerçeği değiştirmez”Komisyonun raporunda, mağduriyetin giderilmesine yönelik düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğuna ilişkin değerlendirme yaptığına da dikkat çekilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:”Bu sorunun çözülmesi ve bu sorundan kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda hepimize büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen düzenleme, Anayasa Mahkemesi Kararı ve TBMM Araştırma Komisyonu raporu ile mağdurların taleplerini karşılamak suretiyle esasında bu sorumluluğun gereğini yerine getiren, sorunu çözen ve bu sorundan kaynaklı mağduriyetleri ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Konunun siyasi hesaplarla çarpıtılması, mecrasından saptırılarak anlatılması ve tartıştırılması, sosyal medya üzerinden bilgi kirliliği yaratılarak manipüle edilmesi, gerçeği değiştirmez. Hükümetlerimiz kadını ve çocukları koruyan çok önemli reformlara imza atmış ve büyük bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmiştir.”

Cinsel istismar düzenlemesini CHP’li vekil istemiş

Meclis Genel Kurulu’nda dün Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklik öngören tasarının görüşmeleri vardı. TBMM’deki çocuk istismarına yönelik düzenlemenin görüşmeleri tartışmalı geçti. Komisyondan mutabakat ile geçen tasarı için AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ve bazı milletvekilleri tarafından önerge verildi. CMK’ya eklenecek geçici maddeyle cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16 Kasım 2016’ya kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdur çocuk ile evlenen fail hakkındaki hükmün geri bırakılması, cezaevinde ise serbest bırakılması istendi.Düzenlemenin ardından CHP’li vekiller başta olmak üzere çeşitli çevreler süreci provoke etmeye kalkıştı. ‘Tecavüz serbest bırakılıyor’ yalanıyla manipülasyona imza atan CHP’lilerin yalanı gün yüzüne çıktı. Bakan Bozdağ gerçekleri açıkladıBakan Bozdağ, sürece ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bozdağ, “Bu geçici bir düzenlemedir. Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkanı getirilmemiştir.Bunun aksini iddia edenler,konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır. Tecavüzcüler kesinlikle bundan yararlanamayacak. Ortada büyük bir çarpıtma söz konusu” dedi.Başbakan da tepki gösterdiBaşbakan Binali Yıldırım da CHP’li milletvekillerinin manipülatif tavrına tepki gösterdi. Başbakan Yıldırım şöyle konuştu:”Arkadaşlar bu tamamen gerçek dışı bir iftiradır. Olay şudur erken yaşta evlenenler var yasayı bilmedikleri için evleniyorlar. Çocukları var bunların mağduriyetini gidermek için yapılan bir defalığına yapılan bir düzenlemedir. Bu düzenlemeyi CHP her şeyde olduğu gibi bir ucuz istismar durumu haline getirdi.”Gerçek ortaya çıktıCHP’li milletvekillerinin mesnetsiz iddialarla linç kampanyasına tuttuğu düzenlemenin perde arkasında CHP’li bir milletvekilinin bulunduğu ortaya çıktı. CHP Afyon Milletvekili Burcu Köksal, bugünden tam 9 ay önce bu şekilde bir düzenlemenin yapılması gerektiğini TBMM’de gündeme taşımış.Mağdur bir vatandaşın yaşadıklarını dinleyen Köksal, bu açıklamalarda bulunmuş:”Gerçekten çok büyük bir mağduriyet var. Yani bir taraftan mağdur olan kadınları korumak durumundayız yani onların da hakkını savunmak durumundayız, bir tarafta da sizin gibi mağduriyet oluşanlara da hakkaniyetli davranılmak zorunda. Bunların mutlaka hani somut olayın özelliklerine göre Şiddet görüp görmediğiniz, evliliğin erkek tarafından kusurlu gidip gitmediği, ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığı, o küçük yaştaki evliliğin hangi koşul ve Şartlarda meydana geldiği, bunların iyi değerlendirilmesi ve buna göre hakkaniyetli cezalar verilmesi gerektiğini düşünüyorum.”Tutanakların tam metni için tıklayınız…Soranları engelliyorKomisyonda erken evlilik için af tasarısını desteklediği ortaya çıkan Köksal, Twitter’da kendisine bu durumu soranları ise engelliyor.Burcu Köksal. CHP Afyon Vekili. Komisyonda erken evlilik için af tasarısını destekledi. Bu durumu soranları ise blokluyor. RT @Av_Burcu03 pic.twitter.com/xLg283NiB8— Yavuz Değirmenci (@yavuzdegirmenci) 18 Kasım 2016


Adalet Bakanlığından ‘cinsel istismar’ suçu açıklaması

Adalet Bakanlığından, TBMM Genel Kurulunda görüşülen “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın Geçici 1’inci maddesine eklenen fıkraya ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, söz konusu fıkranın, “Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanununun 231’inci maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir.” şeklindeki hükümleri içerdiği belirtildi.Cinsel istismar düzenlemesini CHP’li vekil istemiş Düzenlemeyle, cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenlerin (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamayacağının ifade edildiği açıklamada, tecavüzcüye evlilik yoluyla cezadan kurtulma imkanının kesinlikle getirilmediğinin altı çizildi.Açıklamada, düzenlemeyle ailelerin gayri resmi evlendirdiği ancak Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü evlilik yaşına gelmediği için resmi nikah yapamamış olanların resmi nikah ile evlenmeleri halinde, hakkında henüz hüküm verilmemişse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verme imkanı getirildiğine işaret edildi.Evliliğin zamanaşımı süresi içinde failin kusuruyla sona ermesi halinde hükmün açıklanmasının veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilmesinin öngörüldüğünün ifade edildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:’CHP istismar ediyor’ “Tecavüzcüye evlilik yoluyla cezadan kurtulma imkanı kesinlikle getirilmemektedir. Tecavüz suçunun failleri bu düzenleme kapsamı dışındadır. Düzenleme, failin mağdurla resmi nikahla evlenmesi şartıyla uygulanabilecektir. Ancak, tecavüzcüler, mağdurla evlense dahi bu düzenlemeden yararlanamayacaktır. Düzenleme geçici bir düzenlemedir. 16 Kasım 2016 tarihinden önce işlenmiş suçlar yönünden bir kereye mahsus olarak uygulanacaktır. Bu tarihten sonra bu suçu işleyenler, mağdurla evlenseler dahi ceza almaktan kurtulamayacaktır.”Cinsel istismarın, suç olmaktan çıkarılmadığı vurgulanan açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan cinsel istismar suçu ve cezasının bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynen uygulanmaya devam edileceği bildirildi.Bakan Bozdağ son noktayı koydu: Tecavüzcüleri kapsamıyor “Cezaevine girmekle karşı karşıya kalacaklar”Suçun vasfında değişiklik ve cezasında indirim yapılmadığına dikkat çekilen açıklamada, söz konusu suça ilişkin cezaların artırıldığı belirtildi.Açıklamada, “Resmi nikah yaparak düzenlemeden yararlananlar, evlilik kendi kusuruyla sona ererse, ceza almak ve cezaevine girmekle karşı karşıya kalacaklardır. En az 20 yıllık zamanaşımı süresince (davalar bakımından 20 yıl, cezalar bakımından ise 24 yıl) bu evliliğin failin kusuruyla sona ermemesi gerekmektedir. Böylelikle bu düzenlemenin istismarının önlenmesi hedeflenmiştir.” ifadeleri kullanıldı. Çocuk yaşta evlilikleri önlemek ve cinsel istismar suçuyla mücadele etmek için önemli adımların atıldığının vurgulandığı açıklamada, eski Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) tecavüzcünün mağdurla evlenerek cezadan kurtulmasını sağlayan kalıcı düzenlemenin 2005’te yürürlükten kaldırıldığı hatırlatıldı.Eski TCK’da yer alan “evlenme vaadiyle kızlık bozma” suçunu işleyen failin mağdurla evlenmesi halinde cezanın düşürülmesine ilişkin hükmün de 2005’te kaldırıldığının anımsatıldığı açıklamada, şu bilgilere yer verildi:”Eski TCK’da çocuğa tecavüz suçunun cezasının alt sınırı 5 yıl iken, yeni TCK’da 2005’te 8 yıla, 2014’te ise 16 yıla çıkarılmıştır. Ayrıca TBMM’de görüşülen bu kanunla suçun cezası daha da artırılmaktadır. Cinsel istismar suçu, eski TCK’da ‘Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler’ başlığı altında düzenlenmiş iken, yeni TCK’da ‘Kişilere karşı suçlar’ kısmında ‘Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar’ bölümünde düzenlenerek büyük bir zihniyet dönüşümü yapılmıştır. Erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için zorunlu eğitim, 12 yıla çıkarılmıştır. Anayasaya çocuklar ve kadınlar için pozitif ayrımcılık yapılabileceğine ilişkin hüküm konulmuştur.”TBMM’de önerge ile yapılan değişiklik konusunda Adalet Bakanlığı’nın Basın Açıklamasıhttps://t.co/m5c9bbjBnF— Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) 18 Kasım 2016 Anayasa Mahkemesi’nin kararıAçıklamada, yeni TCK’nın yürürlüğe girdiği, 2005 yılından bu yana yürürlükteki düzenlemeden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi için ilk derece hakim ve savcıları ile yüksek yargı üyelerince çeşitli öneri ve tespitlerin iletildiği aktarıldı.Anayasa Mahkemesi’nin 12 Kasım 2015 tarihinde TCK’nın 103’üncü maddesine ilişkin verdiği iptal kararının hatırlatıldığı açıklamada, söz konusu kararda, “Mahkemeye olaya özgü takdir marjı tanımayan ve onarıcı hukuk kurumları öngörmeyen kuralda düzenlenen ceza yaptırımının alt sınırının 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası olarak belirlenmesi, fiilin farklı yaş kategorilerindeki mağdurlara karşı işlendiği veya failin de küçük olduğu ya da fiilden sonra mağdurun yaşının ikmali ile fiili birlikteliğin resmi evliliğe dönüşmesi gibi her bir somut olayın özellikleri dikkate alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalet kurumunun uygulanması imkanını ortadan kaldırmakta ve bazı durumlarda somut olayın özellikleriyle bağdaşmayacak ve suçla yaptırım arasında bulunması gereken adil dengeyi ortadan kaldıracak ölçüde ağır cezaların verilmesi sonucunu ortaya çıkarabilecek bir niteliğe sahip bulunmaktadır….” değerlendirmesinde bulunulduğu bildirildi.Açıklamada, Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun bir raporunda ise “Türkiye’de 16 yaşını doldurmadan gayri resmi olarak beraberlik yaşamaya başlayan bir veya birden çok çocuk sahibi olan ve daha sonra yasal evlenme yaşını doldurunca resmi nikah kıyıp, 8-10 yıl gibi uzun bir süre evlilikleri devam ederken, erkek eş TCK’nın 103’üncü maddesi gereğince 8 yıl ve daha fazla hapse mahkum olmaktadır.” ifadelerine yer verildiği belirtildi.Raporda, 3 bin çiftin mağdur olduğunun ifade edildiğinin kaydedildiği açıklamada, söz konusu çiftlerden kadınların, kendileri ve çocuklarının yaşamlarını sürdürmelerinin zor olduğunu ifade ettiklerine ilişkin bilgilere de yer verildiğine dikkat çekildi.”Siyasi hesaplarla çarpıtma gerçeği değiştirmez”Komisyonun raporunda, mağduriyetin giderilmesine yönelik düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğuna ilişkin değerlendirme yaptığına da dikkat çekilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:”Bu sorunun çözülmesi ve bu sorundan kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda hepimize büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen düzenleme, Anayasa Mahkemesi Kararı ve TBMM Araştırma Komisyonu raporu ile mağdurların taleplerini karşılamak suretiyle esasında bu sorumluluğun gereğini yerine getiren, sorunu çözen ve bu sorundan kaynaklı mağduriyetleri ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Konunun siyasi hesaplarla çarpıtılması, mecrasından saptırılarak anlatılması ve tartıştırılması, sosyal medya üzerinden bilgi kirliliği yaratılarak manipüle edilmesi, gerçeği değiştirmez. Hükümetlerimiz kadını ve çocukları koruyan çok önemli reformlara imza atmış ve büyük bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmiştir.”

KAYNAK : Yenişafak

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ